11 Ekim 2018 Perşembe

10 Adımda Ev Yapımı Karma


4 yıl önce.. Aylardan neydi hangi gündü hatırlamıyorum.
Mutfakta nohutlu ayvalı bamya pişiriyorum.
Üzerimde Winnie the Pooh desenli fıstık yeşili polar sabahlığım..
Ya soğuk bir kış günü ya da erken bastıran bir sonbahar zamanı..
Bir telefon geliyor. Aldığım haber üzerine mutfak köşesinde çöküp kalıyorum.
Ocağın altını kapatmamışım.
Tencerenin dibi tutuyor.
Ama yine de kalkamıyorum.

***

Birkaç dakika sonra kalkıyorum yerimden.
Ocağın altını kapatıp banyoya gidiyorum.
Elimi yüzümü yıkadıktan sonra üstümü değiştirip dışarı çıkıyorum.
Orman yolunda yürümeye başlıyorum.
Tuhaf bir şekilde enerjim acayip yüksek.
"İyi ki çıkmışım!" diyorum.
İyi ki kalkmışım yerimden!..

***

Yürüyüşüm bitince bir cafeye giriyorum.
Ellerimi sıcacık kahve fincanıyla ısıtırken bir yandan da düşünüyorum.
Bu nasıl olur?
Neden?
Bir insan nasıl bu kadar kötü bu kadar hırslı bu kadar karanlık olabilir?

***

Soruların hiçbirine cevap bulamıyorum ama..
Eğer bu bir savaşsa -ki öyle görünüyor- iyi ki benim tarafımdayım diye düşünüyorum.
Öyle ya da böyle benim taraf daha aydınlık, buna eminim.

***

Yine de kahvemi içerken yüzlerce tilki dolaşıyor kafamda.
Çılgın intikam planları..
Kendime ve yaratıcılığıma şaşırıyorum.
Biraz da korkuyorum kendimden..Hani nerede aydınlık?..
Kahvem bitince tilkileri de kovuyorum.
Neyse ki espresso içiyordum, ya dev bir latte içiyor olsaydım?
Cevabı düşünmek istemiyorum.

***

Tek kişilik kısa toplantımın sonunda bir karar veriyorum:
Bu konuda hiçbir şey yapmicam!
Verdiğim her karşılık beni karanlığa bir adım daha yaklaştıracak.
Bundan eminim.
Kendi yoluma bakıcam, yeni yollar bulucam.
Ve her sıkıştığımda daha ışıklı daha aydınlık tarafı seçicem.
Konu kapanmıştır!

***

Ama yine de..
İçimden minicik bir parça diyor ki:
Eğer hissettiklerim doğruysa, yani bana kötü niyetle zarar veriliyorsa..
Bunun bir karşılığı olmalı.
Ben karşılık vermeyeceğime göre, iş evrensel adalete düşüyor.
Ve eğer adalet yerini bulacaksa da gözlerimde görmek isterim.
İsim vermiyorum, adres vermiyorum.
Sadece her kim ne derece sorumluysa karşılığını bulsun deyip kapatıyorum konuyu.

***

Ve bugün..
Her şeyi unutmuşken..
Kendi yoluma gidip yepyeni yerler keşfetmişken..
Tesadüfler zinciriyle önüme bir haber geliyor.
Hiç şaşırmıyorum.
Sanki 4 senedir önümde bir puzzle varmış da..
Şimdi son parçası yerine oturmuş.

***

Zil takıp oynamıyorum.
Başkasının felaketiyle mutlu olmuyorum elbet.
Ama içimde tuhaf bir tamamlanmışlık hissi..
"Oh olsun"dan uzak olmakla birlikte,
Zihnimden geçen "e başka ne olacaktı" cümlesi..
Adalete, evrene, kendime inancımın iyice artması..
Sadece bu..

***

Bir de..
Yaşadığım her şeye bizzat şahit olan birkaç dostumun
"Senden korkulur yahu!" şeklinde tepki vermeleri.
Sonra kendi kendilerine
"Ama sen bir şey yapmadın ki" diyerek düzeltmeleri.

***

Korkmaya gerek yok hiç.
Sen aydınlığı seçtikten sonra..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...