28 Nisan 2018 Cumartesi

Yasemin, Börülce ve Batık Maliyet

Yasemin kokulu bir bahar sabahı saat 07.15.. Sabah yürüyüşünden gelmişim. Eve girer girmez "ben bugün bir elmalı börülce yapiyim evet!" diyerek hızla duşa giriyorum. 

En sevdiğim mutfak şarkılarımdan oluşan listemin play tuşuna da basınca başlıyorum elmalı börülce hazırlıklarına. Şimdi burada yaptıklarımı tek tek anlatıp tarif olaylarına girmicem. Her zaman yaptığım gibi elmalı börülce işte.

Hazırlık işlemleri bitip de kısık ateş üzerinde pişmesini beklerken ortalığı toparlıyorum. Ve tam o sırada az önce tencereye eklediğim baharatın karabiber değil de toz kakule olduğunu fark ediyorum!.. Önce hafif bi panik. Sonra "ee ne olacak ki yani ne kadar kötü olabilir" düşünceleri.. 

Piştikten sonra küçük bir kaseye koyuyorum tadına bakmak için. Aşırı egzotik abartı keskin bir tat. Amaaan nolucak ya elma da bunu dengeler bence o kadar da kötü değil diyerek üstüne yoğurt dökerek bir kase yiyorum. 

Sonra yaseminli yeşil çay demleyip oturuyorum. "Sunk cost fallacy" diyor içimdeki ses. Yani batık maliyet yanılgısı. (Evet bu içimdeki ses de baya akademik konuşmaya başladı ya neyse)

Yok diyorum. Sadece bir yanlışlık oldu. Her zamankinden farklı bir yemek çıktı ortaya. "sunk cost fallacy" demeye devam ediyor o ses. (bari türkçesini söylese diyorum ama olmaz ki dersler ingilizce olunca ezber de ingilizce kalmış)

Madem o kadar ısrar etti. Düşünüyorum şu batık maliyet etkisini. E hadi anlat diyorum içimdeki sese. Anlatıyor: "İnsanlar genelde gelecekteki faydalara göre değil, geçmişteki yatırımlara göre karar verirler. Bir işe giriştiklerinde sonuç başarısız olsa da ben bu işe bu kadar emek verdim şimdi çöpe atamam diyerek o işe devam etmekte ısrar ederler. İşte buna da batık maliyet etkisi/yanılgısı denir. Tam şu senin zorla yediğin börülcede gibi"

"Yani sana da hak vermemek elde değil canım kendim" diyerek mutfağa gidiyorum. Kalan börülceyi üzülerek ve hazırlarken harcadığım emeklere de yanarak çöpe döküyorum. Çünkü yenilebilecek bir yemek değil.

Hem ben değil miyim başladığın kitap sarmadıysa kasma bırak yarıda, filmi beğenmediysen çık git sinemadan diyen.. Evet bizzat benim!.. O zaman şimdi de aynısı geçerli. Napalım bundan sonra baharatlara bi zahmet daha fazla dikkat ederim diyerek yaseminli çayıma geri dönüyorum.

Neymiş, bundan sonra yok uğraştım yok emek verdim diyerek zarardan dönmemezlik yapılmayacak. Evet.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...