9 Eylül 2017 Cumartesi

Bıldırki Hurmalar vs. Filozof Hurmalar





















Fil hamileliğinin 18. ayındayken bir köpek yaklaşır ve "Hamile olduğuna emin misin? Aynı zamanda hamile kaldık ve ben 3 kere düzinelerce yavru doğurdum. Neredeyse hepsi yetişkin köpek olacaklar ama sen hala hamilesin" diye sorar merakla.

Fil sakince cevap verir: "Anlamanı istediğim bir şey var ki, ben köpek yavrusu değil fil yavrusu taşıyorum. İki yılda sadece bir yavru doğuruyorum. Ve benim yavrum dünyaya geldiğinde yeryüzü onu hisseder. Sokakta karşıdan karşıya geçerken insanlar durur ve hayranlıkla izler. Benim taşıdığım yavru muazzam ve muhteşem bir şey!"

***

Bu hikayeyi ilk duyduğumda sorgulamıştım biraz. Fil acaba fazla mı kendini beğenmiş?.. Yoksa köpek haddinden fazla mı meraklı?..

Belki de hiçbiri doğru değil.

Belki köpek düzinelerce yavrudan bıkmıştır. Bu genç yaşında üst üste doğumlar, bir sürü çocuk.. Diğer yandan iki yılda tek yavru doğuran fili kıskandı belki de. Kendisiyle karşılaştırdıkça "Bu ne rahatlıktır yahu!" diye sinir olmuştur. Sonra dayanamayıp laf sokmak istemiştir. Çünkü fil kendini değersiz, ezik hissederse kendisi çok mutlu olacak zannetmiştir.

Belki. Olabilir..

***

Sabah bahçede gezinirken hurma ağacına takıldı gözüm. Özellikle de fotoğraftaki iki hurmaya.. Aynı ağaç, aynı toprak, aynı güneş, aynı su.. Biri tupturuncu, nerdeyse yere düşecek. Diğeri sert ve yemyeşil. Ama bir rahatlar ki.. Ne erken geldim hayıflanması, ne de geç kaldım telaşı..

O herkesin peşinden koştuğu gerçek de bu değil mi zaten?..

Ne geç kalan var ne de erken gelen..

Canlı sayısı kadar takvim var bu dünyada.

Tek ve biricik..

4 yorum:

  1. Çok beğendim yazıyı.
    Ama en çok "bıldır" sözcüğünü. Anadolu sözcüğüdür. Herkes bilmez. Evvelki yıl anlamlı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de bilmiyodum Cem Yılmaz sayesinde öğrenmiştim :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...