3 Ağustos 2017 Perşembe

Mutluluk Listesi


"Mutluluk mu mutsuzluk mu?" temalı bir yuvarlak masa sohbetindeyiz.. Mutluluğu çok sevsem de "mutsuzluk hakkı"nı sonuna kadar savunuyorum. "Sonuçta mutlu olmak için gelmiyor muyuz dünyaya!" diye bana çıkışan dostuma "seni bilmem dostum ama benim bilette öyle yazmıyor, olursak eyvallah ama olmazsak da dava açmam yani" diyorum. Bana yan yan bakıp "şu an mutlu oldum" diyor ve ekliyor "ben de sanıyodum ki benim bilete yazmayı unutmuş yukardaki"

Mutluluk bu aralar ne kadar da moda di mi?.. Yani bağırsaklarımız bile mutlu olacak diye kapı kapı doktor dolaşıyoruz. (evet taktım ben bu ikinci beyin diyerekten tahtı ele geçiren bağırsaklara!)

Neyse, o yuvarlak masada gecenin sonunda herkes "ben nasıl mutlu oluyorum?" sorusunu cevapladı. Ben son sıradaydım. E malum benim listem uzun :)

* "Kendine yetme hissi" mesela.. Ya da kendi işini kendi görme de diyebiliriz, beni çok mutlu eder. Yakın zamanda evde probiyotik yoğurt yapmaya başladım. Kıvamı tuttu mu tutacak mı derken birkaç deneme sonunda kendimi yoğurt kraliçesi ilan ettim. Yetmedi arkadaşlara maya dağıtmaya başladım. Şimdi bütün İstanbul benim mayamla yoğurt yapıyo tabii mutlu olucam!..

* Meditasyon ama uçmalı kaçmalı değil. Hani böyle hiçbir şey hesaplamadığın, beyninin patlamadığı, sakin, huzurlu, aldığın her nefesin vücudundan geçişini hissettiğin o anlar.. (Bu yazıda uçmalı kaçmalı meditasyona dair görüşlerim mevcut) 

* Güneşten önce uyanmak.. Yazın 5 kışın 6'ya tekabül eder. Güneş'le ne derdim var, neden en birinci olmaya çalışıyorum inan hiçbir fikrim yok. Bu maddenin bir açıklaması da yok. Ama mutlu oluyorum en birinci uyanınca hem de çok!

* Akşam yemeğinden sonra bir şey yememek.. Sanırım yine bağırsak mutluluğuna bağlanıcak bu konu ama gerçek napalım. Sabah hafif uyanmak da o günün mutluluğuna muazzam katkıda bulunuyor.

* Yin yoga ama diğer yanmalı dönmeli yogalar değil. Onlar beni mutsuz bile ediyor. Ama yin yoga öyle mi.. Çıkınca nasıl bi mülayim nasıl pamuk oluyorum anlatamam!.. 

* Kardiyo.. Böyle yanaklarım burnum kıpkırmızı adeta Heidi gibi olduğum anlar mesela.. 50 dakika bitince duşa doğru giderken yanımdaki arkadaşıma dönüp boşuna "yani şimdi 5 kilometre daha olsa koşarım inanır mısın" demiyorum. Gerçi sonra o an yanımda aslında kimsenin olmadığını fark ediyorum bi bozuluyorum ama olsun mutlu oldum sonuçta üzerime gitmiyim. 

* Jazz Radio'da Paris Cafe kanalı.. Evde durduk yere mutlu eder insanı.

* Bebek şampuanı -özellikle dalin- kullanmak. Hatta bazen banyoya girip kapağını açıp koklamak.

* Check list yapıp maddelerin üstünü tek tek çizmek - market alışveriş listesi dahil-. Özellikle 2B ucu sivri kurşun kalemle çizme sesi mesela beni nedense tuhaf bi şekilde mutlu eder. Bir de kalem demişken yeni açılmış sivri kurşun kalemin kağıda değdiği ilk an..Evet tebrikler bir mutluluk daha!

* Defterle kahve içmek.. Hayır defteri kahveye batırıp yemiyosun. Sen kahve içiyosun, o anda defter dostun da eşlik ediyor ve ona anlatacağın şeyleri üzerine yazıveriyosun. Böyle nasıl akıyor gidiyor içinde ufacık bir şey kalmıyor hepsini defter üzerine geçiriyor.

* Yazmak.. Ve düşündüm de beni eski notlarımı okumak çok mutlu ediyor. Eski ajandaları, bu seneki ajandanın ocak ayı notlarını okumak mesela.. O yüzden şimdi ne kadar yazarsam sonra o kadar okuyup mutlu olacak malzeme çıkar. O zaman yaz kızım!

* Ortanca çiçeği.. Özellikle mavimsi mor renkli olanlar. Evet bu maddenin de bi açıklaması yok. Safi mutluluk!

* Renk demişken, lacivert ve fransız gri.. Bu ikisiyle karşılaştığım anlar..Bu da tarifsiz.

* Boşluk.. Bildiğin boşluk evet. Çok çok az eşya. Evde, dolapta, kafada boşluklar..

* Basitlik.. Bakkal hesabı kafası mesela.. Detaylarda kaybolmadan basit..

* Bamya - evet bu madde en tuhafı ama dur açıklaması var. Şöyle ki, benim çok aşırı hassas bi midem var ve senin o burun kıvırdığın bamyanın sümüğümsü maddesi var ya o midenin mukozasını tamir ediyor ve içten içe bi mutluluk veriyor. Bana mutluluğun resmini çizebilir misin diye sorma öyle bi tabak bamya çizerim ki yemek istersin o resmi!

* Son olarak fotoğrafta gördüğünüz rengarenk yoga matı.. Evde kanepe, koltuk, yatak kalmamış gibi bazen üzerinde zaman geçiriyorum. Renginden midir, dokusundan mıdır, yoga dersinde kaydırdığı için kullanamamaktan mütevellit bir şekilde değerlendirme hırsı mıdır bilinmez ama üzerinde olmak mutlu ediyor işte!




2 yorum:

  1. Fransız gri dediğin grinin hangi tonu acep:))
    Dünyaya mutlu olmak için geliyoruz tamam da, sürekli mutlu olma hali nedir yahu? Her şeyden önce sıkıcı:) Bu bize son yıllarda piyasanın gazladığı bir şey, onu yap mutlu ol, mutluluğa giden bilmem kaç yol, mutlu mideler vs. Sonra boşanmalar neden arttı:)) E hani mutlu olmayacak mıydık:) Her şeyi manipüle ederek algıyla oynayıp, üstüne hayal kırıklığı yaratıp mutsuzluğun resmini çiziyorlar. Bir çuval daha laf ederim de keyfimi kaçıramıycim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hepsine harfi harfine katılıyorum :) hep gaz hep enjeksiyon!.. Fransız griyi evimden özel çekimle göndericem mailine de :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...