9 Ağustos 2017 Çarşamba

Ben OK'im Sen OK'sin



Uzun zaman önce altını çize çize okuduğum, sayfalarına notlar döşediğim bu kitabı tekrar elime aldım. Bi baştan sona gözden geçirip kendi notlarımı da okuyunca kitaplığımdan ayrılmaması gereken bir şifa kaynağı olduğunu tekrar anlamış oldum. 

Kitabın yazarı Dr.Thomas Harris insanların birbiriyle davranışlarını inceliyor ve bunu "Transaksiyonel Analiz" (karşılıklı davranışların analizi) teorisi olarak tanımlıyor. Transaksiyon, bir kişiden gelen uyaran ve diğerinin ona yanıtı olarak tanımlanıyor. İnsan benliğinin “çocuk”, “yetişkin”, “ebeveyn” şeklinde 3 ana bölümden oluştuğunu söylüyor. Bu bölümleri de aşağıdaki gibi açıklıyor:

1.Ebeveyn:  Yaşamın ilk 5 yılı boyunca sorgulanmadan kabul edilen, dayatılmış kayıtlardır. Her insanın ''ebeveyn''i özeldir ve kişiye özgü bu ilk 5 yıl düzenlenip kurgulanmadan, doğrudan kayıt edilir. Bu kayıtların bazıları ''Arabanın önüne atlanmaz'' gibi faydalıyken bazıları; evlilik öncesi seks kötüdür, beyazlar siyahlardan daha iyidir, asla bir polise güvenme gibi, tartışmalıdır.


2. Çocuk: 
Çocuk küçüktür, bağımlıdır, sakardır, anlam inşa edecek kelimelerden yoksundur. Anne-baba sürekli talep etmektedir ve ödül olarak sunulan takdir göründüğü gibi hızla kaybolur. Hayal kırıklığı ile dolu bu medenileşme sürecinin ağırlıklı ürünü olumsuz duygulardır. Bu duyguları temel alan çocuk kısa sürede ''Ben OK değilim'' sonucuna varır.

3. Yetişkin: Yetişkin verileri işleyen bir bilgisayardır. Ebeveyn'deki veriyi inceler, doğru ve bugüne uygun olup olmadığına bakıp kabul veya reddeder. Amaç ebeveyn ve çocuk'tan kurtulmak değil, bu veri bankalarını incelemek için özgür olmaktır.

Kitapta geçen “OK olma” durumu her durumda herkesin iyi olduğu anlamına gelmiyor. İnsanın mükemmel veya tam olmadığını fakat bu haliyle de “iyi” olduğuna değiniyor. Eksiklerimiz olabilir, yaralarımız olabilir, kusurlarımız olabilir ama bunların hepsi OK'dir.

Thomas’a göre bu durumlardan en sağlıklısı “yetişkin” benliğinde kalmak. Yetişkin olmak bir anlamda da “şimdi ve burada” olmayı gerektiriyor. Kitapta açık ara en beğendiğim ve muazzam faydalı bulduğum "Nasıl Yetişkin'de Kalınır?" bölümünden notlar:

* İlk iş onu Ebeveyn ve Çocuk'un sinyallerine duyarlı hale getirmek, kendi "OK değilim" duygusuna duyarlı olmaktır. Yeri geldiğinde "bu benim OK olmayan Çocuk'um" diyebilmektir.

* Çocuk'unuzu tanıyın. Kırılganlıklarını, korkularını tanıyın ve bu duyguları ifade etme yollarını öğrenin.

* Ebeveyn'inizi tanımayı öğrenin. Öğütlerini, uyarılarını, yasaklarını, katı pozisyonları ve bunları ifade ederken kullandığı biçimleri öğrenin.

* Diğer insanların Çocuk'una duyarlı olun. 

* Yetişkin'in gücü, gücü frenleyebilmekte ve böylece Yetişkin'in uygun yanıtları hesaplamasını beklemektedir. Eğer gerekiyorsa bilgisayara gelen veriyi, Yetişkin'in, Ebeveyn ve Çocuk'u gerçeklikten ayırt etmesini sağlamak için 10'a kadar sayın. 

* Çocuk'un geçmişe dair "OK olmama" kayıtlarını anlarsak bugün yeniden oynatılmasından, bizi etkilemesinden kurtulabiliriz. Kaydı silemeyiz ama kapatmayı seçebiliriz.

* Stresli bir durumda basitçe "Gelen kim?" (çocuk mu ebeveyn mi?) diye sormak nefes aldırır. 

* İçimizdeki "OK olmayan Çocuk"un kabulü en tedavi edici yoldur.

4 yorum:

  1. Bu kitap kütüphanemde en önde bekliyor; göz kırpıyoruz birbirimize şu sıra. Blogunu açıp da fotoğrafı görünce "aa" deim. "Belki bu da bir işarettir." Kim bilir;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok aşırı açık bi işaret bence :)

      Sil
  2. Güzelmiş, okuyayım ben bunu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. herkes okusa dünya daha güzel bi yer olucak sanki :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...