6 Ağustos 2017 Pazar

An Gelir Geçmiş Olur

Bazen durduk yere bir şeyin yıldönümü oluyor.
Üstünden tam yıl geçmiş olmasa bile, kaç yıl geçtiğini hesap edemesen de..
Sanki "o gün bugün" hissiyle kalkıyorsun üzerinde uyuyakaldığın mavimsi gri kanependen.
Kahvenin yanında hafif bi baş ağrısı da güne eklenince..
Suçu da "nem"e attın mı tamamdır.
Zaten bu aralar her şeyin tek bir nedeni var: malum havalar!

Neyse, ne diyodum..
Bazen geçmiş kamyon gibi çarpıyor.
İstediğin kadar "an"da kalmaya çabala,
Kamyonun altında kaldığınla kalıyosun!..

Şimdi beni iyi dinle.
Ortada kamyon falan yok.
Ama evet sen yerdesin.
O elindeki kahveyi sessizce yere bırak ve ayağa kalk.
Buz gibi suyla yıka yüzünü.
Şimdi kahveni içebilirsin.

Sana söyleyecek iki şeyim var.
Birincisi, allah aşkına bırak şu her şeye bir "deadline" koyma alışkanlığını!
Kelimenin tam türkçesi bile yok boşver kullanma öyle yabancı şeyler.
Hayır yani kendi kendine koyduğun gereksiz "deadline"ı kaçırınca,
Kendine bu kadar rezil olup kaçacak delik araman da enteresan.
Neyse, özetle bırak işte.

İkincisi de,
Geçmişte yaşamak iyi değildir evet.
"An"da kalmak çok iyidir.
Ama yine de arada gidip gelir insan.
Belki o gitmelerin bir sebebi vardır.
Belki alacağın bir ders, bulacağın bir cevap gizlidir.
Geçmişe takıldın aklına düştü diye kendini bu kadar da kötü hissetme.
Gerek yok.
Olsa ben sana söylerdim rahat ol.

Kahve bittiyse kalk spora gidelim!
Öptüm çok!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...