14 Temmuz 2017 Cuma

Cuma Notları


* Çok eski zamanlardan beri (çünkü ben fi tarihinden beri burdayım ya!) kendi işimi kendim halletmeyi pek severim. Ev işi olur, yemek olur, proje olur, tamir olur.. Yeter ki o kendi kendine yetme ve dışarıya bağımlı olmama hazzı gelsin dolsun içime!.. Yalnız bu hafta kendimden hiç beklemediğim bir performans sergileyip dip boyamı evde kendim yaptım. Denediğim 5. kuaför de istediğim rengi tutturamayınca  içimden "eehh çekil yana bırak bana!" diye haykırıp soluğu laptop başında aldım. Bir sürü blog okudum, video izledim ve hemen çıkıp bi kutu boya aldım. Bir deli cesaretiyle gecenin bi yarısı giriştim saç diplerime. Sonuç göz yaşartacak kadar iyiydi!.. Uzun zamandır bu kadar mutlu olduğumu, kendimle bu kadar gurur duyduğumu hatırlamıyorum. Yani eni konu bi dip boyası ama ne kadar da kıymetliymiş. Yapabileceğini hayal bile etmediğin bir şey bul, nasıl yapılacağını öğren, cesaret et, dene ve mutlu ol!..Evet yeni yolumu buldum!

* Efendim madem saçlarımı kendi kendime muhteşem(!) boyuyorum, o zaman işin bir de finansal tarafını ele alalım dedim. Oturdum kuaföre bir yılda verdiğim parayı hesapladım. Sonra evde boyarsam maliyet ne olur onu da çıkarıp yıllık net kar ne ediyo bi hesapladım. Sonra da o para madem gidiciydi şimdi cebimde kalsa bi yerlere gidip yok olucak o zaman şimdiden bi yere aktaralım diye oturdum kuaför ödeneği için yatırım planladım. Ya ben cidden baya baya bankacı olmuşum 2 senede (sadece İK departmanında çalışarak bi de Hazine'de bi saat dursam o zaman gör beni!) ya da freelance çalışmaya başladığımdan bu yana ev ekonomisini çok iyi bilen yarı zamanlı bir ev kadınına dönüştüm.. Neyse bunun bi önemi yok, biz yatırıma bakalım!

* Eğer dünya üzerinde tek bir günah varsa o da kendini başkalarıyla karşılaştırarak yavaş yavaş öldürmek ve hatta öldürmeyip süründürmektir bence. Ve şu anda sistem, ortam, teknoloji..sanki el ele vermiş bu "karşılaştırma" komplosunu kuruyor her gün. Herkesin aşırı başarılı, musmutlu, çok aşık, fit hallerini görüyoruz çarşaf çarşaf. Ola ki bir kişi depresif ruh halini paylaştı, hemen "melankolik loser" diye de basıyoruz etiketi. Çünkü herkes çok mutlu, herkes deliler gibi eğleniyo, kimsenin kahvesi soğumuyo 85 kare fotoğraf çekip filtrelerken..Evet tabii öyle öyle!

* Hani bazen birini bir yere koyuyosun. Üstlerde, bulutlara yakın bi yer..  Sonra öyle bir haline şahit oluyosun ki, artık hiçbir şey eskisi gibi ol(a)mıyor. Aydınlığı, sukuneti, nefesi öğrendiğin adam gitmiş yerine 16 yaş ergen bir çocuk gelmiş gibi.. Gazetelerde yazılıp çizilenleri okurken içten içe utanıyosun. Sorguluyosun. "Hayır hayır yok hayır bunlar hep magazinin saçmalıkları" diyosun. Ama öyle olmadığını, ateş olmayan yerden duman çıkmadığını biliyosun. Sonra durup "o da fani bir insanoğlu" diyosun. Ve onu koyduğun yerden kaldırıp nereye koyacağını bilmiyosun. Bugüne kadar öğrettiği her şeye eyvallah deyip bi kahve koyuyosun. Ki kendisi zinhar kahve içmez, içenleri pek beğenmez. Olsun. Sen seviyosun, şifa olsun!

6 yorum:

  1. Kendi kendine yetmek bence de harika bir duygu. Maddi bağımlılıklardan kurtulmak ise paha biçilemez :)

    YanıtlaSil
  2. Kendi kendine yetme gerçekten harika bir duygu.Hem zamandan kazadırıyor, hem ekonomiden:)

    YanıtlaSil
  3. Yıllardır kendi kendine yeten biri olarak bu duyguyu hep yaşıyorum ne mutlu! Seni çok iyi anlıyorum:) Üniversitedeyken ev taşırken, sonra defalarca hatta hamile olarak da ülke değiştirirken, sonra çocukları büyütürken.... hep kendime yettim. Sanırım özünde kimseye bağımlı olmamak var, azıcık yardım alayım tamam da bağımlı olmayı hiç sevmiyorum. Saçımı da yıllardır ben boyuyorum. Hatta ondan da kimyasallardan dolayı sıkıldım, şimdi daha zor bir yol olan kınaya geçtim:) Deliyim ben çünkü:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaaa idolümsün Semi :) bugün de pedikür yaptım evde artık kimse beni tutamaz :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...