2 Temmuz 2017 Pazar

Bi Kalem Bi Kağıt



Bazen her şey üst üste geliyor diyoruz ya.
Benim için yanlış önerme.
Aslında gelen tek bir şey var.
Ben de diğerlerini onun üzerine bindiriyorum.

Zaten bi de bu var.
Şunu da yapamamıştım.
Saçımın rengi de iğrenç oldu bence.
Satrançta da yenildim.
Zaten hep böyle oluyo.
Loser olmak için çok yaşlıyım ühühühühü..
O'ydu bu'ydu şu'ydu
Diye uzar gider..
Hele bi de yanına yaş konusunu ekle sabaha kadar devam..
X yaşına gelmişsin hala bıdı bıdı bıdı diye.
Yani insan yeter ki istesin.
Kendine yapacağın işkencenin haddi hesabı yok yemin ederim.

İşte böyle,
Çok üzüldüğüm bir pazar sabahı..
Aynada gözüme kaçan tuvalet kağıdı parçalarını temizliyorum.
Gözlerim tahriş olmasın diye tuvalet kağıdı kullanmak o kadar da parlak bi fikir değilmiş.

Bir yandan kendime üzülüp aynı anda dalga geçerken,
Bir gün önce çok sevdiğim arkadaşımın başına gelenleri hatırlıyorum.
Yaşadığım dramadan utanıyorum.
Daha çok ağlıyorum.
Neyse ki aldığım ders işe yarıyor ve bu sefer tshirtüme siliyorum yüzümü.
Ama salya sümük gözyaşı nasıl iğrencim anlatamam.
Zaten kargalar uyanmadan yaptığım kil maskesi damar damar kırmızı desen çizmiş yüzüme.
Üzerine tuzlu su ohh ne güzel.
Bi de Mazhar'da Yandım gelsin o zaman!

Sonra birden canım kahve istedi.
Şaşırdım.
En son ne zaman içtiğimi hatırlamıyorum.
Birden soğumuştum kendisinden.
Neyse ki nasıl yapıldığını unutmamışım.

Pencerenin önündeki koltuğuma oturdum.
Aldım elime kalemi kağıdı.
Hadi dedim kendime, yaz bakalım neymiş o üst üste gelenler..
Yazdım, yazdım, yazdım..
Sonra da dedim ki, hadi şimdi de ikiye ayır:
Kontrolümde olanlar ve olmayanlar diye.
Başta zorlandım.
Ama sonra pıtır pıtır otomatik kodlamaya başladım.

Liste son haline geldiğinde kahvem de bitmişti.
Rahatladım.
Üstümden koskocaman bir yük kalktı sanki.

Listedeki hiçbir şey değişmedi aslında.
Hala orada duruyorlar.
Ama onlara şöyle bi uzaktan bakmak,
"Gerçekten bunun için yapabileceğim bir şey var mı?" diye sormak,
Üzüntümü geçirdi.
Zincirleme kazayı engellemiş gibi hissediyorum.
Ta Krypton'dan gelip kendimi kurtarmış gibi.
Halbuki az önce mutfaktan kahvemi alıp gelmiştim.

Kısa süreli de olsa kendime "mutsuz olma hakkı" tanıdığım için,
Üstünü örtüp yokmuş gibi davranmak yerine,
İçerdeki her şeyin dışarı -yer yer salya, sümük formatında- çıkmasına izin verdiğim için,
Ve aklıma gelen o kağıt kaleme sarılmak fikrinin üstüne atladığım için,
Kendime teşekkür ederim.
Canım kendim yaaa iyi ki varsın!

4 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...