1 Mayıs 2017 Pazartesi

Zaman, Osman, Cimri Koç ve Diğerleri


Zamanla kavga ettiğim bir zamandı.. 
O geçip gidiyor, ben çaresizce olduğum yerde çakılı duruyormuşum hissi..
Bana dönüp "Zaman geçmiyor ki, sen onun içinden geçiyorsun" dedi.
O an durdu saatler.
Ben, akmaya başladım..


Çok uzun zamandır,
adeta hayatımın büyük sınavı olarak belirlediğim,
yapışıp kaldığım bir konu üzerine konuşuyorduk bir dostumla.
Konu o kadar derinleşti, dallandı budaklandı ki..
Ondan bahsederken en az 3 paragraflık konuşmak zorunda kaldığımı fark ettim.
"Adı Osman olsun mu?" dedim.
"Olsun" dedi.
Ayy bi rahatladık!
Artık Osman aşağı Osman yukarı derken 5 dakikada konular tamam!
Senden çok çektim ama,
yine de seni çok seviyorum Osman!
Sen olmasan,
Ben eksik kalırdım.
Yüzeyselin önde gideni olurdum.
Dünyaya sadece gelir, öyle bi bakınır, giderdim..
İyi ki varsın Osman!


Geçtiğimiz hafta koçluk eğitiminin 2. modülünü tamamladım.
Yıllardır içinde olduğum ve yaptığım bir şey ama resmi bir sertifikayla
taçlandırmak başka bi güzel oluyormuş :)
Neyse,
Ama malum Osman çok zamanımı aldığı için,
"Bana koçluk yapar mısın?" diye gelenlere
"Üzgünüm ama kapalıyız" demek zorunda kaldım.
Bi tanesi de bana
"Ne kadar da cimri bi koç oldun!" diye çıkıştı.
Haklı tabii..
Ama benim suçum yok ki.
İşte bunlar hep Osman hep!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...