14 Nisan 2017 Cuma

New York, Yağmur, Tekamül ve Diğerleri


Sana bu satırları New York'ta en sevdiğin köşeden yazıyorum. Bir yandan da sabahın 7sinde sokaktan geçenleri izleyip senin "zift gibi" dediğin kahvemden içiyorum..

Güneş doğmadan sokağa çıkıp yürüyüş yaptım. Sanki gökyüzüyle önceki gün anlaşma imzalamışız gibi yürüyüşümün 50. dakikasında yağmur bastırınca bu köşeye sığındım.

Şimdi İstanbul'da öğle yemeğinden sonra kahve içme zamanı..Yani senin için saatler "double espresso"yu gösteriyor!.. Sen bu saat farkı olayına oldum olası takılırsın biliyorum ve hatta bunları okurken "nası yaa şimdi biz 7 saat daha mı yaşlıyız?" diye sorduğundan da eminim.

Bu sabahki yağmura senin gözyaşın karışmış gibi hissettim. Hani kelebek etkisi misali..Sen İstanbul'da ağlamışsın, gözyaşların buharlaşıp uçmuş ta New York'a gelip kendini bırakmış.. Bu bizim için ilk değil biliyorsun. Daha önce defalarca birbirimize anlatmaya gerek kalmadan anladık olan biteni. 

Şimdi izin verirsen (hatta vermesen de durmayacağım sanırım) yine konuşmadan anladıklarım üzerine sana söyleyeceklerim var..

* Kendinle kalmayı unutmuşsun. Kendinle arana hep bir şeyler koyma ihtiyacı içindesin. Dizi, film, video, gereksiz konuşmalar, boş buluşmalar.. Sen de farkındasın. Bedeli ne olursa olsun kendi kendinle kalmalısın. Bu yüzleşmeyi göze alana kadar o içindeki "ben" seni bırakmayacak. 

* Sporu sadece spor için yaparsan sana iyi geliyor. Ve uzun zamandır yapmayı çok sevdiğin şeyden uzaksın. Çünkü ona başka şeyler bulaştırdın. Şimdi de onları ayıramıyorsun. Kendinle kalmayı başarırsan bu konu da paralelde düzelecek çünkü ancak o zaman keyfini almaya başlayacaksın.

* Merkezde kal. Kendi merkezinde.. Uzaklaştığını her hissettiğinde kendine hatırlat. Geri gel. Sıfır noktasında seni bekliyor olacağım..

* Korktun. Kaçtın. Geri geldin. Cesaret ettin. Sonra korku yine geldi. Yenildin. Kaçtın. Olsun. Yine gel. Yine dene. Yenileceksen daha bi güzel yenil. Biliyorum şimdi "bu da klişeye bağladı diyorsun". Ne dersen de umrumda değil. Hadi gel 7 kere düşüp 8 kere kalkalım. Sen o korkunun Tanrısısın unutma onu sen yarattın. Sonuna kadar gidip deneyimlemeden de yok olmayacak fyi.

* Ara verdin diye bitti sanma hemen. Bazı molalar ayırmaz, aksine birleştirir. İster kaldığın yerden devam et ister sıfırdan başla fark etmez. Sade ve sadece eğer gerçekten "istiyorsan" yap..

* Unutma, ben yaptıysam sen de yaparsın. Hem sen daha güzelini yapabilirsin. Sendeki akıl ve tecrübe bende olsaydı bu konuşmayı yapıyor olmazdık. Seni bugüne ben getirdim. Bana ihanet etmişssin gibi suçlama kendini sakın. İkimiz de biliyoruz, bu doğru değil.

* "Artık çok geç" diyorsun. "Ne anlamı var ki şimdi yapsam?" diye soruyorsun. "Geçti artık benden" diyorsun.. Peki o zaman bana neden bunları yazdırıyorsun?..Umutlarını kendinden neden saklıyorsun?.. Madem öyle, neden dükkanı kapatıp gitmiyorsun?..Neden buradasın?..  Aslında ikimiz de biliyoruz ki tüm bunların üstesinden geleceksin. Bugüne dönüp "iyi ki" diyerek sımsıkı sarılacağız. Peki o zaman neden bu kadar laf diyeceksin. Deme çünkü biliyorsun cevabı: işte bunlar hep tekamül :)

2 yorum:

  1. Bu yazını öyle bir anda okudum ki... Sanki bazı cümleleri bana konuşmuşsun gibi. Acayip oldu. Teşekkür ederim!

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...