26 Aralık 2016 Pazartesi

eyvallah


"ye , dua et, sev" filminin "ye" kısmında takılıp kalmıştım.
3 kurabiye sonra dua kısmına geçecektim ki bi kahve içesim geldi.
kahve makinesi fokur fokur sesler çıkarırken,
aklımdaki sesler defterime dökülüverdi.
aklımdan çıkmayan, kalemimden çıkınca,
sanki bi rahatladım.
hafifledim.

yine de bi haftadır üzerime yapışan
ufaktan bi huzursuzluk..
bırakmadı beni.
yoksa ben mi onu bırak(a)madım?
bilmiyorum.

evin içinde dolanıp dururken,
aklıma üst benliğim geldi.
şimdi dedim,
kesin yukardan beni izleyip
"yine yolu bulamadı gerizekalı" 
diye dalga geçiyodur benimle.

ayy bi sinir oldum!
dalga geçeceğine biraz daha işaret göndersene!..
sonra geçti sinirim.
hem belki dalga geçmiyodur dedim.
belki de yardım etmeye çalışıyodur.
bu sefer de vicdan yaptım.
özür diledim kendimce.
şimdi de bana gülüyodur dedim.
ama bu sefer hakkıdır.
ben de olsam gülerdim bana.

neyse,
sonra dedim ki yukardakine,
beyaz sabun gibi olmama izin ver,
ruhuma, kimyama, özüme uymayan her şey üstümden akıp gitsin.
geriye hiçbir şey kalmayacak olsa bile,
eyvallah..












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...