29 Aralık 2016 Perşembe

bır-akmak


Kalpli pembe post-it üzerine "bır-ak" yazıp karşı duvara yapıştırmamın üzerinden yaklaşık 18 dakika sonra bir yazıda Hermann Hesse'nin "Bazılarımız dayanmanın bizi güçlü kıldığını zanneder. Ama bazen bizi güçlü yapan bırakmaktır." sözleri çıktı karşıma.

"Tesadüfe bak!" diyecektim ki..Aslında tesadüf diye bir şey olmadığı ya da her şeyin tesadüften ibaret olduğu geldi aklıma. Hemen oracıkta bıraktım bu düşünceleri. Bak nasıl da hemen ödevimi başarıyla yaptım havasına giriyordum ki o notu yazana kadar geçen zamanlar geldi aklıma.

O notu yazmak hiç kolay olmadı. Önce kendi içimde tutarlı bir "bırakmak" tanımı yapmam gerekti.

Bırakmak yenilmek değildi. Vazgeçmek hiç değildi.

Hayatın sonuçlardan ibaret olmadığını ve süreçteyken de nefes alabildiğimi hatırlamaktı.

Sonucun kölesi olmaktan kurtulup süreçlerin efendisi olmaktı.

İyi de peki o zaman neden bana uğramıyordu?..

Kurduğum ilk cümlelerden birinin "Sabırlanamıyorum baba sabırlanamıyorum!" olmasıyla bir ilgisi var mıydı?..

Hiçbir şeyin boşuna olmadığını bilmekle birlikte hayatta en korktuğum şeyin bir şeyi "boşu boşuna yapmak" olması asıl sebep olabilir miydi?..

Bilemedim. Hepsine "olabilir" dedim.

Sonra dedim ki "bi saniye ya benim hiç bırakma hikayem yok mu?"

"Olmaz olur mu hiç!" dedi içimdeki Ra'dan Sesler Korosu.

Başladılar anlatmaya. Meğer ben yeri gelince çok da güzel beceriyormuşum bu işi. Hiç üstüne düşmeden, düşünmeden akışına bıraktığım şeyleri getirdiler önüme bir bir..

İçim ferahladı. Umutlandım.

O zaman..bu belki de konuya özeldir dedim.

"Evet!" dediler hep bir ağızdan.

Daha da bir rahatladım. O zaman bu konuya özel bir çözüm bulabiliriz diye kafa yormaya başladım. Onları da aldım yanıma. Başladık beyin fırtınasına!

"Bu konuda aksiyon aldın mı?" diye sordular.

"Evet" dedim.

"Sence elinden geleni yaptın mı?" diye üstelediler.

"Sadece elimden geleni değil, içimden geleni de yaptım." dedim.

"Şu anda yapmak isteyip kendini baskıladığın bir şey var mı bu konuda?" diye sondajladılar.

"Yok." dedim.

"Eyvallah hocam hayırlı olsun bırakmışsın." dediler.

"Nasıl olur ya!..Ee aklıma geliyo ki bu nasıl bırakmak?" diye sordum.

"Saçmalama ya sen bırakmayı unutmak mı sandın?" dediler.

Sustum. Cevap veremedim.

Ya da başka bir deyişle aldım cevabımı oturdum aşağı.

Ama iyi geldi evet tabii kesinlikle :)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...