6 Ağustos 2016 Cumartesi

günler geçerken..


günler geçerken..
anladım ki,

ben Mevlana değilmişim.
İsa hiç değilmişim.
biri bana tokat attığında 
diğer yanağımı uzatmıyorum,
"canımı yakarsan canını yakarım" denklemi
zayıf geldiğinden sanırım,
yakmakla uğraşmayıp öldürüyorum.

***

sandığım kadar açık fikirli,
geniş mezhepli değilmişim ben.
son günlerde yakın dostumun
"Teresa" diye dalga geçmesi boşuna değilmiş.
terbiye, ahlak, zerafet, şiddet vesaire..
hepsi için sınırlarım varmış.
sadece o sınırı zorlayacak şeyler gelmediği için başıma,
sınırsız sanmışım kendimi.

***

günün büyük çoğunluğunu öyle yaşasam da,
sandığım kadar spontan değilmişim.
yeri geldiğinde,
şehrin en populer mekanında 
kuşkonmazlı kremalı patates eşliğinde,
30 yıllık hayatımın en stratejik planını yapabiliyormuşum.
ertesi sabah parmaklarımın titremesini saklamak için
ellerimi masanın altında saklarken,
planımı harfiyen uygulayabiliyormuşum.
meğer ben,
yeri geldiğinde
tek kişilik dev ordumun,
itaatkar askeri olabiliyormuşum.

***

ve ne zaman,
"ben artık kenara çekilmek istiyorum"
ya da
"ben artık işin mutfağında olmak istiyorum"
desem,
kendimi sahnenin ortasında buluveriyorum.
en iyisi,
kaçmak yerine
sahnenin hakkını vermekmiş.
yeni fark ediyorum.
üstüme gelen geç kalmışlık hissine aldırmadan,
yine yeniden başlayabiliyorum.
ve..
sanırım en çok
bu halimi seviyorum.
















2 yorum:

  1. İnsanın kendini tanıması ve sevmesi oldukça önemli ....
    her şey dozunda olduğu sürece ...
    Ve sen bu halinle pek hoş görünmektesin ....

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...