24 Temmuz 2016 Pazar

2/5


Sabahları uyanır uyanmaz zerdeçal-bal karışımından bir tatlı kaşığı atardı ağzına.. Üzerine de en sevdiği kupayla sert bir filtre kahve içerdi bahçedeki dut ağacına karşı..

Ama bu sabah tam kaşığı kavanoza daldırmıştı ki vazgeçti.

Vazgeçti sağlıklı olmaktan. Uzun yaşamanın bir anlamı yoktu diye geçirdi içinden. Ve hatta biraz pişmanlık çöktü üzerine. Bugüne kadar sağlıklı yaşam adına yaptığı şeyler geçti aklından.. "Gereksiz, anlamsız hareketler" dedi. Kızdı kendine..

Kahve makinesinin fokurtuları eşliğinde mutfak tezgahına dayanmış beklerken kupanın yarısını şekerle doldurmak geçti içinden. Ama hemencecik vazgeçti bu saçma fikirden. Hayatında hiç şekerli içmemişti ki kahveyi..Şimdi hali hazırda bozuk olan ağzının tadını hepten kaçırmaya hiç gerek yoktu.

Kahveyi alıp salona geçti. Bu sefer dut ağacına sırtını döndü. "Bugün de bensiz olsun!" diyerek..

Dut ağacının yaprakları hışır hışır sesler çıkarıyordu. Her zamanki gibi. Sanki her şey yolundaymış gibi..Sanki ona kimse küsmemiş gibi..

Kahveyi yarıladığında saat 06:30 olmuştu. Ama acelesi yoktu bugün. Madem ki kilometrelerce koştuktan sonra yine başladığı noktaya gelmişti o zaman her sabah koşmanın ne anlamı vardı ki?..

Tam 7 sene önce bir karar vermişti dut ağacının altında. Bundan böyle her adımın bir anlamı olacak, demişti. Tek istisna koşu bandının üstünde yaptığı antremanlardı. Bir saat koşup hiçbir yere ulaşamadığı için dalga geçerdi kendisiyle. Yine de yol almadığını düşünmüyordu. Yolu sadece beden almıyordu ki..

Ama şimdi..Başladığı noktada olduğunu fark edeli 6 saat olmuştu.

En tahammül edemediği şey "boşu boşuna"lıktı. Ve şimdi "boş yere" okyanusunun ortasında sırt üstü uzanmış bakıyordu gökyüzüne.

"Keşke Defne yanımda olsaydı." diye geçirdi içinden. Telefonu eline alıp "uyandın mı?" yazdı. Sildi. Halbuki uyanık olduğundan emindi. Aklına Defne'nin geceleri gönderilen "uyudun mu?" mesajlarıyla dalga geçtiği gün geldi. Hayır asla böyle bir mesaj gönderemezdi, sabahın köründe rezil olmanın gereği yoktu. Telefonu bıraktı elinden. Zaten Defne burada olsa ne fark ederdi ki?..Bu karanlık sabaha bir de şahit yazılacaktı hiç yoktan..

Sağlam bi kahvaltı yardımcı olur diye düşündü. Ama canı hiçbir şey yemek istemiyordu. Bir kahve daha içse ne güzel olurdu. Kararsız kaldı. Günde ortalama 3 kahve içerdi. Özel günlerde bu sayı 5'e çıkabilirdi. Bugünün de en özel günlerden olduğundan emin olsa da sabahın 7sinde 2. hakkını harcamayı göze alamadı. Bunları düşünürken kendine güldü. Hani sağlıklı olmaktan vazgeçmişti? Hani artık saymayı, toplamayı, çıkarmayı bırakmıştı?..

Kendine gülmek ne güzel bir şeydi. Hele ki kendinden vazgeçtiğini sandığın bir anda..Kendine gülmek kendine gelmekti. Kendini hatırlamaktı sanki diye düşünürken Defne'den gelen mesajın sesiyle irkildi.

"Üstat günaydın! Saat 07:07 sen kesin koşuyorsundur biliyorum ama konuşmamız lazım. Ofise geçmeden bi 2/3 yapalım mı? Not: 06:00'da 1/3 yapmışsındır eminim :)"

Şaşırdı. Güldü. İkinci kahveyi içmediği için mutlu oldu.

Ve "Günaydın, istersen 2/5 bile yaparız ;)" yazdı..

...








3 yorum:

  1. Üstat 2/5 iyiymiş yazıyı okurken yapmak da keyifli olurdu hani

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. saat itibariyle 5/5'e geldim hocam :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...