22 Haziran 2016 Çarşamba

Çarşamba Notları


* Sıkılmak ne güzel şey..Seni alıp götürüyor. Sarıyor. Saklıyor. Ve eğer gerçekten izin verirsen, kaçmazsan ondan..Telefona, televizyona, nutellaya sarılmadan başbaşa kalırsan sıkıntınla; işte o zaman veriyor hediyesini..Gelsin yeni yollar, fikirler, buluşlar, durduk yere gülmeler, sabahın köründe uyanıp koşuya çıkmalar falanlar filanlar..

* Bir ilişki "gerçekten" ne zaman biter?..Bir kahve ve yarım saati onunla paylaşmak yerine kendi başına kalmayı tercih ettiğinde mi?..Ekranda adını görüp telefonu sessize aldığında mı?.. En son görüştüğünden bu yana kaç zaman geçtiğini unuttuğunda mı?..Yoksa bunların hiçbirini aklına dahi getirmediğinde mi?..Sahi..ne zaman biter "gerçekten"?..

* Hikayenin hem kahramanı hem yazarı olmak..Her daim mesaide olmak.."Bunu herkes yaparcı"lar bir şey yap(a)maz mesela..Aynı "Bunu herkes yazar"cıların kalem oynat(a)madığı gibi..O yüzden onları görme, duyma demeyeceğim. Gör, duy, gül, geç..sonra devam et yazmaya, yapmaya, yaratmaya..kendin olmaya..Bir de dikkat et "Ama sen güçlüsün"cülere..Onlar ki Almanya yenilince yenilmiş sayarlar kendilerini; oysa bilmezler ki savaşa girmeden yeniktir onlar..Oynamadan kaybedenler kulübünün ömürlük üyeleri..

* Elektrik kesilince yemeğine devam edemeyen tanıdıklarım var benim. Bir şey izlemeden yemek yiyemeyenler..Gün boyunca etrafındakilere sevgilisini ne kadar sevdiğini, ne kadar aşık olduğunu anlatıp akşam eve gidince yemek masasına laptop koyanlar bir de..Ustalar der ki, ne zaman yemekle başbaşa kalırsan -telefonsuz, radyosuz, televizyonsuz, dergisiz- işte o zaman beslenirsin gerçekten. Ben demiyorum; onlar diyor. Ben dinliyorum sadece, ve şaşırıyorum laptop çiftlerine..

* Hamileyken çok nutella yiyen arkadaşım aradı panikle. "Bu nutellanın içinde çok zararlı şeyler varmış, palmiye yağı falan!" dedi. Bir de "Ben hiç portakal yemedim hamileyken, hem hiç sevmem nasıl alıcam C vitamini?" diye sordu. "Onu bilmem ama çocuk büyüdüğünde "sen portakalda vitaminken" gibi bir cümle yerine "sen nutellada palmiye yağıyken" diye başlayan cümleler kurarsın" dedim. Bozuldu, "çok gıcıksın!" dedi. "Sen de çok hamilesin!" dedim. Barıştık.

* Yeni bir bilgisayar almaya karar verdim. Seçenekler arasında gidip gelirken yakın bir arkadaşım macbook almam için ısrar etti. 4 senedir kullanıyormuş, çok memnunmuş, bazı zamanlar 7/24 açık kalıyormuş da bana mısın demiyomuş falan filan..Benim de niyetim vardı zaten, üstüne bu referanslar gelince de aldım. iPhone, iPod ve iPad tecrübem olmasına rağmen mac işletim sistemi bana biraz zor geldi. Neyse ki bu konuda çok tecrübeli yakın bi arkadaşım var ne güzel rahat ederim diye düşündüm ve mail kurulumu yaparken ilk takıldığım noktada hemen ona danıştım. "ayy ben hiç mail açmadım bugüne kadar sadece dizi izledim" cevabını alınca konu bilgisayardan bin fersah uzaklara gitti ve oklar bana çevrildi..Nasıl arkadaşlarım var benim yaaa hay bin kunduz! (ps. bunu yapan bunu da yaptı: dondurmalı künefenin yanına light cola sipariş etmek(!)

* Bir de ekmek yememe kararı aldığı için her sabah bir salata kasesine yarım kilo müsli döküp yiyen bir arkadaşım var. Tam yorum yapasım geliyor, duruyorum. Diyorum ki, benim ne haddime?..Aslında teorik olarak kararına uyuyor. Sonuçta ekmek yemiyor. Ama ekmek yememe kararının altındaki temel hedef kilo vermek. Bu durumda aslında iki dilim ekmekten alacağı kaloriden daha fazla kalori almış oluyor. Peki bu durumda bana ne oluyor?..Ben nane miyim yoksa maydanoz mu?..

* Hocam o değil de; daha bu sabah "tamam artık bundan sonra elimdeki kitaplar bitmeden asla yeni bir kitap almicam" demekle yetinmeyip, bu kararımı ajandama koca harflerle yazdıktan sonra iş çıkışında neden soluğu kitapçıda aldım?..Hadi gittim diyelim neden kitap aldım?..Kendimle mi anlaşamıyorum nedir?..Bilemedim. Neyse ya olsun, okunur. Evet evet tabii neden olmasın. Bence üstüme gitmeyelim evet. Neyse o zaman ben gidiyim yoksa tünel iyi bi yere çıkmicak sanki :)

* Gitmeden bir şey daha söyleyesim geldi Alice Harikalar Diyarında kitabında çok sevdiğim bir bölüm var. Alice, kraliçenin "önce öldürün, ardından hüküm verin" kararının saçma olduğunu söyler. Ve askerlere dönüp "Sizi kim dinler? Siz bir deste iskambil kağıdından başka bir şey değilsiniz!" der. Kağıtlar uçuşur ve Alice'in üzerinden dökülmeye başlar. Alice uyanır ve dökülenlerin kağıt değil, ağacın yaprakları olduğunu fark eder. Yani, özetle, uyanmak iyidir. Bazı şeyleri şimdi ve burada olduğu gibi görebilmek. Ve..gördüğünü söyleyebilecek kadar cesur olmak..






4 yorum:

  1. İlişki ne zaman biter? Cevap veriyorum bir kahveyi onunla olmaya tercih ettiğinde daha bitmiştir bence. Artık aklına bile gelmemesi aşamasında çoktan bitmiştir. O ilk soğumada bitmiştir. Ekmek yememe kararı alan arkadaşın bana benziyor :( çok yuklenmemek lazım o da bizim bir vatandaşımız kardesimiz:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yakında müsli yememe kararı da alır kesin :))

      Sil
  2. Benim bitirdiklerim,de yüregimden baktığımda gözlerine hiç bir şeyin esamesi dökülmezse dudaklara o zaman bitmiştir. Konu kalmazsa bitmiştir... Çok güzel yazı olmuş yüreğine sağlık .....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim güzel yorumun için :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...