24 Nisan 2016 Pazar

"Bak" dedi, "Gökyüzü ne kadar mavi di mi?"..


Uzun zamandır bir karar vermeye çalışıyorum.. Kafam karışık. Öyle mi olsa, böyle mi olsa, yoksa hiç mi olmasa bilemedim. Madem tek başıma karar veremiyorum, o zaman içimdeki bakanları toplayıp ciddi bir toplantı yapalım dedim. 

Önce pişmanlık bakanı atıldı; "Git kendi kendine karar ver bak sonra çok pişman olacaksın" dedi. Hemen ardından Polyannacılıktan sorumlu bakan "Kardeşim öyle deme, bizi buraya topladıysa vardır bir hayır" dedi.

Boş işleri bakanı tek kaşını kaldırıp "Sadece bunu mu konuşucaz, bari dışarda yapsaydık toplantıyı, hem takılırdık" dedi. "Aynen katılıyorum dostum, lafı ağzımdan aldın benden çok yaşayacaksın" dedi Hiç işleri bakanı. 

"Aptalsınız yemin ediyorum hepiniz gerizekalısınız! Daha fazla zamanımı almayın ne yapacaksak yapalım çok işim var benim! Gidilecek yollar, kazanılacak zaferlerim var" diye ortaya atıldı Dünyevi işler bakanı. "Dinlen bir nefes al" dedi Ruhani işler bakanı. Sonra aralarında tartışmaya başladılar; daha doğrusu Dünyevi işler bakanı kendi kendine tartışıp durdu.

İçimdeki çocuktan sorumlu devlet bakanı "Çok sıkıcı burası, hiç eğlenemeyecek miyiz?" diye sordu. Kurabiye bakanı kafa sallayarak "Üstelik hiç kurabiye de yok sadece kahveyle kurul mu olurmuş! Ben söyliyim genç kurabiyeler bu durumdan rahatsız" diye çıkıştı. Diyetetik işler bakanı ikisine öyle bir bakış attı ki koltuklarında pısıp kaldılar. Hemen ardından Kardiyo bakanı saatini göstererek "Hadi gençler toparlanın 15 dakika içinde spora başlamamız gerekiyor" dedi.

"Boşuna karar almaya çalışma" dedi Karanlık işler bakanı; "Nasıl olsa uygulayamayacaksın. Daha yola çıkmadan poponun üstüne oturacaksın." diye ekledi. Hafıza bakanı da "Katılıyorum, bende bunun örnekleri var" diye ekledi.  Hafızanın rüzgarını arkasına alan Karanlık İşler bakanı "Bırak bu işleri, sal gitsin. Yapacaksın da nolucak -ki zaten yapamayacaksın boş yere çırpınmalar falan filan" derken tam ağlamaya başlayacaktım ki Tekamülden sorumlu bakan ayağa kalkıp "ne dedin sen!!!" diyerek tokadı yapıştırdı. Sonra bana dönüp "Şimdi bu yaptığım kötü bir şeymiş gibi görünebilir ama aslında her şey iyidir." dedi. "Önemli olan kaç kere yerle bir olduğun değil; kaçında tekrar ayağa kalktığındır. Ve her düşüş, her kalkış, her deneme yeni bir tecrübedir." diye ekledi.

"Karar verdim!..Ben mutlu olucam!" dedim. Musmutluluk Bakanı ellerini çırparak "Ben bu projeye sponsor olurum!" dedi ve gelip sımsıkı sarıldı. Elimden tutup beni bahçeye çıkardı. "Bak" dedi, "Gökyüzü ne kadar mavi di mi?"..

Sonra Müzik Bakanı geldi; "Bu şarkı da benden size hediye olsun!" dedi.









4 yorum:

  1. Gökyüzünün maviliğini görebilenlere ne mutlu. Her ülkeye bir "musmutluluk" bakanı lazım.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her birimizde olsa musmutluluktan bi tane.. :)

      Sil
  2. Bakanları boş ver en iyisini sen demişsin. Mutlu ol. Sevgiler.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...