31 Ekim 2015 Cumartesi

Cumartesi Notları


* ne yapmak istemediğinden emin olduktan sonra "peki ben şimdi napıcam?"la yatıp kalkarsın.. ve sonra, gecenin bir saati mutfakta kek çırparken kendini bir anda evin koridorlarında "eureka!" diye zıplarken bulursun. zıplaman geçince kek yanmasın diye fırının önünle beklersin. kekin kürdan testini de başarıyla geçmesinin ardından mutluluğun üst kattaki komşunun mahremiyetini tehdit ederken başının 3 parmak üzerinde ampül yanıp sönmeye başlar.. ve birkaç dakika içinde dayanamayıp patlar!..içinden "peki ben NASIL yapıcam?" çıkar. hayırlı olsun!

* gazete ve dergilerin sağlıklı yaşam köşeleri "uzun yaşamanın sırları"yla dolup taşıyor. avokadoyla bebek kal; ceviz ye sekseninde seksek oyna, domatesle doksanında domates yanaklarla dolaş falan filan.. ne zaman böyle bir şey okusam aklıma Deniz Gezmiş''in son mektubundaki "önemli olan çok yaşamak değil; yaşadığın süre içinde fazla şeyler yapabilmektir." sözü geliyor. zaten bu ara Deniz'le her zaman olduğundan daha yakınız. ölümsüzlük böyle bir şey sanırım..

* yeni boşanan bir arkadaşımla bitişlerden bahsediyorduk. nerden nasıl bağladım bilmiyorum ama kendimi son bulduğumda "..yani her bitiş kötü değildir. mesela ben sabunum bitince mutlu olurum. neden? çünkü bu demektir ki o sabun bitene kadar mis gibi temizlenmişim duşlar almışım tertemiz olmuşum." gibi bir şeyler diyordum. arkadaşım şaşkınlığından mı, kibarlığından mı yoksa bana olan sevgisinden mi bilmem, beni bölmeden dinliyordu. sonra "bak mesela benim bu konuşmayı burada bitirmem çok aşırı süper bir fikir!" dedim ve bitirdim. ama itiraf etmem gerekiyor ki sabun ya da vücut losyonu gibi bir şeyin bitmesi beni mutlu ediyor. çünkü neden? onları bi güzel kullanmışım anlamına geliyor. diğer yandan nutellanın bitmesi mesela..tam bir kriz alameti. neden mi?.. buna kendime laf sokmadan cevap veremem o yüzden cevap vermemeyi tercih ediyorum evet!

* fark ettim ki "kalp bağı > kan bağı" formülünü hayatına entegre edenler çok daha mutlu. 

* bir şeyin doğruluğunu inkar etmemekle, o şeyi kabul etmek arasında halk arasında pek bilinmeyen "gizli araf" diye incecik şeffaf bir zar var. ve sen..gerçeğe kabul verdiğinde, gerçek olmaya   yakınlaşıyorsun. ve sen.. ne kadar gerçeksen, o kadar hayattasın. 

* o değil de, yapılması yemesinden uzun süren yemeklere karşıyım. (bkz. yaprak sarması) yemeğe ve emeğe saygı için ya çok aşırı yavaş yesinler ya da bu yemekler tedavülden kaldırılsın istiyorum. ayrıca "tedavül" kelimesini cümle içinde ilk defa kullandığım için bi tuhaf hissettim. ve hatta gördüğünüz gibi bir paragraf içinde tam iki kere kullandım. bence artık gitmeliyim yoksa bu yazı hiç iyi bir yere gitmicek :)

* son olarak..yarın 07:00'da sandık başında görevdeyim. herkesi bekliyorum! Gelirken yanınızda güneş getirmeyi unutmayın :)








6 yorum:

  1. Bende seviniyorum şampuan bitince "oh yenisini alacağım " diyorum:) Yaprak sarma konusuna da katılıyorum tamamen işkence için bulunmuş bir yemek tarzı . Hatta karısını oyalamak için bir erkek uydurMuş olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hmm bak bu oyalama konusu aklıma gelmemişti!

      doğru olabilir :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...