7 Ekim 2015 Çarşamba

Çarşamba Notları



* zihin hep ihtimaller denizinde yüzmek istiyor. işte o zaman ona kocaman bir "SUS" demeli..

* "ben şimdi ne yapıcam?" diye kara kara düşünürken birinin sana "belki de hiçbir şey" demesi güzeldir. diyen kişi sen'sen, daha da güzeldir..

* biri gitmişse "gitme" denmez artık. "geri dön" de, "gel" de, "ben yanına geliyim" de..olmazsa kalk git kapısına dayan. ama "zaten" gitmiş birine "gitme" deme..

* oyunu iyi oynayan değil, oyunda olan kazanıyor. o anda sadece oyunun içinde olan, önceyi sonrayı başka şeyleri düşünmeyen..spor ya da başka şey fark etmez. tüm silahlarını kuşanıp girdiğin bir toplantıda konsantre olamazsan, alaşağı olup kendini camdan atabilirsin. o yüzden; konu her neyse "orada" ol, olamıyorsan çık git..

* mantık evliliği hazırlıkları yapan bi arkadaşıma "neden?" diye sordum. "yalnız ölmek istemiyorum" dedi. "8 evlilik yapsan da yalnız öleceksin" dedim. hesabı istedi. kalktık. ayrılırken "anlamıyorsun; sen hiç benim kadar yalnız kalmadın" dedi. beni caddenin ortasında yapayalnız bırakıp uzaklaştı. ben de "tek başıma" başka bir cafeye girdim. kendime ve yalnızlığıma bi americano istedim. sonra düşündüm; bu kadar zor mu? yalnız doğduğunu ve yalnız öleceğini bilmek çok mu kötü?..yalnız yaşamak istemezsen seni anlarım ama yalnız ölmek istemezsen seni kim anlasın?..

* hani bazen aklın eline kazma kürek verir. derin bir çukur kazarsınız birlikte. bir şeyi gömersiniz. üstünü toprakla örtüp uzaklaşırsınız. ve sonra..bir gün kalbine bakarsın ve aklının sakladığını karşında bulursun. çukur mu çok derin değildi acaba?..

* bazen reenkarnasyon fikri çok işime geliyor. şimdi cesaret edemediğim her şey için bir kenara çekilip "neyse canım her şey birden tek hayatta olmak zorunda mı?" diyorum. sonra da bu hayatta aşamadığın her engelin diğer hayatlarda karşına çıkacağı geliyor aklıma. kendi kaleme gol attığım nadir anlardan birine şahit oldunuz evet!

*"analysis paralysis" diye bir şey var en sevmediğim. sabahlara kadar konuşulur öyle oldu böyle oldu, altındaki motiv bu üstündeki saksağan şu.. bla bla bla.. vıdı vıdı vıdı.. ve sonra da hiçbir şey yapılmaz ve hayat kaldığı yerden devam eder. analiz iyidir, hoştur. yararlıdır. ama analizin bu güzellikleri ancak ve ancak analiz sonrasında alacağın aksiyonla anlam kazanır. bilmem anlatabildim mi? (anlamayanlar için analiz seansı ve sonrasındaki intihar eylemi 301 no'lu salonumuzda gerçekleşecektir)

* bazen mahşerin dört atlısının dördü de benmişim gibi hissediyorum. nasıl anlatsam bilemedim şimdi. saat de geç olmuş; hadi yorma beni sevgili okur bu sefer de devamını sen getir..;)





2 yorum:

  1. yalnız paragrafını okuyunca michael mann'ın muhteşem heat filminin o unutulmaz sahnesi geldi aklıma.
    esas kızımız pazarlamacı "kılığındaki" robert de niro abimize sorar ve unutulmaz cevabı alır;
    - sık mı seyahat edersin?
    - evet
    - kendini yalnız hisseder misin?
    - tek başımayım. yalnız değilim!

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...