27 Eylül 2015 Pazar

Pazar Notları


* sağlam duruşlu bir pesimist her zaman sahte bir iyimserden iyidir. hissine ve fikrine katılmasam bile maskesiz olduğu için sevimli gelir bana. hatta birazcık eğlencelidir. komiktir. bugün daha iyi anladım bunu. 

* ben onun yaşındayken, o benim yaşımdayken.. ben Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaşın iki katından 12 eksikken.. o kadar çok rakama ihtiyaç var mı cidden?..

* farklı yüzyıllar, farklı insanlar, farklı mekanlar.. ve aynı hisler.. ve onları bi tarafa bırakıp ısrarla beynimizi kullanmaya çalışan biz.. komik miyiz?..

* iç sıkıntısının dolunayla bir ilgisi olabilir mi gerçekten?.. yoksa dolunay sadece paravan mıdır?.. biraz cesaretimiz olsa arkasında saklananı görebilme şansımız var mıdır?..

* çok uzun zaman önce "ne yapmalıyım?" diye sormuştum. ve dün akşam kendimi zor ikna edip çıktığım yürüyüş sonrasında duş alırken geldi cevap. şaşırdım. sevindim. heyecanlandım. kalakaldım ve sanırım duşta haddinden fazla su harcadım. (buraya utanan surat ekleyelim) baştan sona "ben" olan bir yolun biletini almış gibi hissediyorum. bunca olan biten sanki bu yola çıkmak için hazırlanmış gibi.. henüz defteri kalemi alıp to do list bile yapmadım. biraz başbaşa kalmak istiyorum bu fikirle. ve bu konuda sessiz olmak.. ilk adımı atana kadar kendime saklamak..

* tek başınalığı göze al(a)mayan kimsenin gerçek bir ilişkide yer alamaması mesela.. hayatın çok muzur bi gerçeği değil mi?.. 

* o değil de; bir şeyi gerçekten istiyorsan gidip alıyosun.. uzatmalara, havada bırakmalara, kapıları açıp kapamalara tenezzül etmeden.. bunu öğrendiğim iyi oldu evet.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...