20 Ağustos 2015 Perşembe

işte bunlar hep Unagi!


* boş bardağın dolu tarafını görmeye çalışırken harcadığımız zamanı bardağı doldurmakla kullansak mesela.. ya da bardağı bulaşık makinesine koysak ve arkamıza bile bakmadan mutfağı terk etsek?.. ya da bardak elimizden kayıp düşse.. içindeki boşluk havaya karışsa.. aklımız başımıza gelir miydi ki?..

* biriyle tencere-kapak gibi olunca ben hep kapak oluyorum sanki.. nedendir acaba?..

* ilişkiler tenis maçı gibi sanki. kendi alanını bırakıp karşıya geçtin mi bitiyorsun. merkezde kalmak, kendinde olmak her zaman iyidir. 99 yılındaki Roland Garros finalini hatırlar mısınız?.. Hingis'in topun izine bakmak için kendi sahasından ayrılıp Graf'ın sahasına geçtiği sahne.. Hingis'in bittiği an..neyse, ne diyoduk? sahanı terk etmeyeceksin.

* bazen küçük post-itlere notlar yazıyorum. sonra kitapçıda gezinirken notları rastgele elime gelen kitapların içine bırakıyorum. bunu neden mi yapıyorum?.. hiçbir fikrim yok; içimden geliyo sanırım ben de tutmuyorum. yani bir gün satın aldığınız kitabın içinden not çıkarsa benden size mesaj gitmiş sayın :)

* katıldığım bi workshopta hoca "hadi şimdi herkes kendini 2ye bölsün 2 kişi olsun ve içinizdeki biri diğerine mektup yazsın" dedi. sınıftakiler konuyu anlamaya çalışırken içimden "yuppieee bende hazır bölünmüşü var" diye sessizce çığlık attım. ama kim kime mektup yazacak ona karar veremedik. Ra'nın yazası var, ama Selin'in mektup alası yok. neyse ki yanımda bozuk para vardı yazı-tura attık. ve tabii ki Ra kazandı. "vazgeçme" konseptli derin bir mektup yazdı. sınıfa mektubu Selin okudu; sonuna doğru azıcık duygusala bağladı. işte bunlar hep workshop hep! bu arada kendine mektup yazmak güzel bişe, deneyin derim. 2ye bölünmeye de gerek yok, tek parça da yazılabilir rahat olun.

* "eternal sunshine of the spotless mind gerçek olsa.. hafızanı sildirmek ister miydin?" diye sordu. "tabii ki hayır" dedim. "iyi düşün" dedi. düşünmedim. çünkü yaşanan her şeyin bir yeri var haritada. haritayı silersek yolu bulamayız. yoldan çıkarsak kendimiz olamayız. ve eğer kendimiz olamazsak hiçbir şeyin anlamı yok.. 

* ve sen.. bazen beni aramakla o kadar meşgul oluyorsun ki.. seni bulmama yardımcı olmuyorsun.. (unagi time!)

* son olarak, pek sevdiğim best friendim Tolstoy der ki "sizinle diğer tüm canlı varlıklar arasında özel bir bağ olduğu hissine leke süren her şeyi silip atın."..




6 yorum:

  1. post-it yazmana bayıldım keşke bana denk gelse ve bende kopya çekeceğim senden bende yapçam banane:)

    YanıtlaSil
  2. post it kısmını ben de küçük not kağıtlarıyla yapıyorum çoğu zaman :) ama bana hiç böyle şeyler denk gelmez. Mesela bir ara kitap bırakma furyası vardı. Hala var tabi. Durak, kafe vb. yerlere okuduğun kitabı bırakıp arkasına not yazıp bulan kişinin okuduktan sonra yine herhangi bir yere bırakması ve başkasının bulmasını, böyle sürüp gitmesini amaçlıyordu. Ona da hiç denk gelmedim. Böyle şeyler beni hiç bulmaz :(

    Ayrıca workshop taki konuya bayıldım! Delicesine yazardım herhalde ben de içimdekilerden herhangi birine :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hic belli olmaz, beklemedigin bi anda bulur :)))

      workshop'a gerek yok simdi yazsana birinden birine :)

      Sil
  3. bu tespitlerine bayılıyorum :)
    yalnız ben cansız varlıklarla da duygusal bağ kuruyorum anlamı olan eşyaları atamıyorum falan, onu ne yapacağız :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...