17 Ağustos 2015 Pazartesi

hadi benden bir şey iste!


geçen bizim çocuklarla oturuyoruz,
"hadi şimdi herkes benden bir şey istesin!" dedim..

* Luna, bitmeyen şarj istedi. "olmaz" dedim. çünkü şarj bitmezse telefonun hiç dinlenmez. yazık olur. hem arada şarjı sıfırlamak iyidir. temizlenirsin. boşlukta asılı kalırsın. sonra bir gün.. yine, yeniden enerji gelir. mutlu olursun. telefonunu bu duygudan mahrum edemeyiz dedim. "tamam" dedi. onun yerine çikolatalı sufle istedi. hemen sipariş ettik.

* Dex, gitmeyen sevgili istedi. "olmaz" dedim. "nedenmiş?" diye sordu. çünkü o kadar garantici olmak çok sıkıcıdır dedim. yetmedi. "o gitmeden sen git, o zaman çözülür" dedim. "sen var ya sen çok kötüsün!" dedi. bence değilim; hep iyi niyetimden hep!.. neyse Dex'e bi fincan americano teklif ettim ve konuyu kapattık.

* Greg, zaman makinesi istedi. "olmaz" dedim. "imkansız di mi?" diye sordu."hayır"dedim. tam aksine, zaten herkesin bi zaman makinesi var. sonra ona birazcık makro ve mikro açılardan zaman boyutunu anlattım. ikimizin de kafası karıştı. bi espresso içtik. biraz da bulutlara baktık. sonra dedim ki, zaman makinen var. herkesin olduğu gibi.. ara sıra yolculuklar yapıyorsun. ama makineden inip sahnelere müdahale etmiyorsun. çünkü kıyamıyorsun kendine. çünkü sen, o sahnelerin üst üste birikmiş halisin..zaten kıyma kendine..sakın, dedim. "tamam" dedi. sonra birazcık daha baktık bulutlara.

* William, "hani whatsapp'ta birinin online olup olmadığını görebiliyoruz ya, bi de online olduğunda kiminle konuştuğunu görebilirsek çok iyi olur" dedi. "olmaz" dedim. haddinden fazla bilgi seni yorar. kariyerine paparazzi olarak devam etmek istemiyorsan gerek yok. biriyle konuşmak istiyorsan yaz ona, ya da ara. ama nerede kiminle ne yaptığından sana ne?..sen onu boşver de, seninle ne zaman nerede oralara bi bak dedim.

* Hemen sonra Alice atladı. "bana ne kim kiminle isterse konuşsun. sen onu boşver de Mark'ı bi arasan da whatsapp'a recall özelliğini eklese" dedi. "olmaz Alice saçmalama" dedim. "niye ki iyi bi fikir değil mi?" diye sordu. "fikir için demedim, genel olarak saçmalama. o zaman recall etmeye de gerek kalmaz" dedim. bana ters ters baktı ve elindeki çilekli topitopu yemeye devam etti.

* Nina, hafıza silen hap istedi. "olmaz" dedim. "aklıma gelmesini istemiyorum, canım çok yanıyor" dedi. "bırak yansın" dedim. "kötü müsün sen?" diye sordu. "hayır" dedim. ben kötü değilim. hiçbir şey kötü değil. sadece bir yolun ortasındasın. yürüyüp bir yere ulaşacaksın ama yolun ortasında bana dönüp "yolu kaldır" diyorsun. yapamam. ama yürürken elinden tutabilirim dedim. sonra elini uzattı ; birlikte yürüdük..

* Alice "madem recall olmaz dedin bari kalorisiz nutella olsun" dedi. "zinhar olmaz!" dedim. "nedenmiş o?" diye atladı. "az ye az" dedim. "işte bunlar hep oburluk hep!" diye üsteledim. "obur sensin nutella da sana ..." dedi. "bi kaşık da sana versem aramız düzelir mi?" diye sordum. "küçük kaşık ver bari, sonra arkamdan atıp tutarsın obur diye" dedi. ben de ona bi çay kaşığı uzattım. az önce aramızda hiç gerginlik olmamış gibi kaşığı aldı; kavanoza daldırdı ve evrendeki tüm fizik kanunlarını yıkıp geçerek, bir çay kaşığının taşıyamayacağı kadar nutella çıkarmayı başardı. bu kız fena gençler; uzak durmalı ;)

***

PS. yukarıdaki isimler çok aşırı derecede hassas bir şekilde asıllarıyla değiştirilmiştir. 
yalnız bir tanesi değişmiş olmasına rağmen kabak gibi ortadadır.
hadi bol nutellalı günler olsun :)





2 yorum:

  1. yazilarinin icinde en sevdigim bu oldu sanirim, bayildimmm :)
    yalniz ben okurken hepsinin sen oldugunu dusunmustum :)))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iki tanesi tamamen bana ait olmakla birlikte her birinde birer parça bulduğum doğrudur :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...