1 Ağustos 2015 Cumartesi

Cumartesi Notları


* düşündüm de ben bir hikaye olsaydım, anafikrim olmazdı. "bu hikayeden çıkarılacak ders?" diye sorsalar, cevap boş küme olurdu. ama yine de..okuyanlar mutlu olurdu sanırım :)

* hiçbir zaman müsvedde olayını sev(e)medim. orta okulda dolma kalemle yazılması zorunlu olan dönem ödevlerinde bile direkt giriştim yazmaya. en stratejik sunumlar için bile prova yap(a)madım. büyüyünce değişir sandım ama bi baktım her şey aynı. ve şimdi..etrafımdaki müsvedde hayatları şaşkınlıkla izliyorum. inanır mısınız müsvedde sevgili kullanan bile var..

* "misafir ol gel bana börekler açarım sana" diye şarkı söylemenin bile tuhaf karşılandığı karbonhidrat düşmanı ortamlardayız çocuklar. sağım protein tozu solum yumurta beyazı. neyse ki hala yanında makarna ve nutella yiyebildiğim insanlar var. toplasan bi avuç ama olsun buna da şükür!

* böyle günlerde hep sen geliyosun aklıma. bi tuhaf oluyo içim. evinin önünden geçtiğim o cumartesi sabahı..arasam mı yoksa mesaj mı atsam diye duraksadığım, sonra sabah yürüyüşümün temposunu düşürmemek için düşüncelerimi ve evini geride bıraktığım..ve sonraki gün gelen ölüm haberin..yanlış anlaşılmasın, gidişin eminim ışıkla, aşkla doludur sözüm yok. neden bizi bırakıp gittin draması yapmam merak etme. ama aklıma geliyosun elimde değil. son sözlerin çınlıyor kulaklarımda "korkma! biraz yanlış yap, yanlış kararlar ver!!".. ne de ağırıma gitmişti bunları duymak..

* "senin yazılarını okuduğumda sanki gizlice odanı karıştırıyormuşum gibi hissediyorum, o yüzden de hiç tepki vermiyorum. facebookta paylaştığında like bile edemiyorum" dedi. kocaman güldüm. cevap ver(e)medim. bir bilse ki, yazdıklarım düşündüklerimin binde biri.. konuştuklarım, hissettiklerimin yarısının yarısının yarısının ufakcık bi parçası.. o zaman da böyle hisseder miydi acaba?..

* neyse siz onları boşverin de bugüne gelin :) cumartesi demek, kahve içerken jazz radio'daki paris cafe'de oturmaktır. kahve bitince eline birkaç kitabı aynı anda alıp radio swiss classic dinlemek demektir. kocaman bi dilim pasta yiyip yanındaki kahve şekersiz diye vicdanını rahatlatmaktır. sonra..hiçbir şey yapmamaya karar verdiğin anda bu şarkıyı açıp ilk 18 saniyesini üst üste 27 kere dinlemektir.. 

bi de yüksek sesle mor giymektir ;)





2 yorum:

  1. senin hikayenden buraya yansıyanları çok seviyorum ben :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...