11 Ağustos 2015 Salı

10 Küçük Ben


güneşli bir sabah kahve içerken;
"kendinle ilgili 10 gerçeği söyle" dedi.
"peki" dedim..

* en çok perşembe günlerini severim ben. belki de bir perşembe günü doğduğumdandır, bilmem. ama durduk yere mutlu olurum perşembe gelince.

* kedilere dokunamam. severim. ama dokunamam. hatırladığım kadarıyla bu konuda bi travma hikayem de yok. ama olmuyor işte. köpek insanıyımdır belki de..

* ekmek içi yiyemem. hatta uzun süre ekmek içine bakamam içim kalkar. ne yapmıyoruz? sebep sormuyoruz :)

* hediye vermeyi severim. eşya verme konusunda çok rahatımdır. mesela biri saçımdaki tokayı mı çok beğendi, hemen çıkarır veririm. hayır tshirt konusunda aynı performansı göstermem, onu eve gidip yıkayıp ütüleyip veririm :) neyse, verme konusunda problem yok ama konu paylaşmaya gelince işler zorlaşır. veririm ama paylaş(a)mam. ortak kullan(a)mam. denedim; olmuyor.

* iflah olmaz bir iyimser olduğumu söylemeye bilmem gerek var mıdır?.. ne olursa olsun her şeyin en mükemmel şekilde ilerlediğine, gitgide güzelleştiğine yürekten inanırım. öyle olduğunu hissettiğimden mi inanırım yoksa inandığım için mi karşıma güzellikler çıkar bilmem. bilmeye gerek var mı?.. sanmam.

* en sevdiğim yemek yok. en sevdiğim renk yok. en sevdiğim şehir yok. en sevdiğim arkadaşım da yok. çok sevdiğim yemekler var, çok sevdiğim renkler var, çok sevdiğim şehirler var, çok ama çok çok sevdiğim arkadaşlarım var..

* en sevdiğim müzik adamı Alex Turner. Bu adamın sözlerini, müziğini, sesini, duruşunu ve aşk hallerini çok seviyorum. kafayı ıvır zıvır şeylere taktığımı fark ettiğim anlarda aklıma geliyor. "bir de böyle bi Alex var" diyorum; sonra ıvır zıvırları kafamdan atıp yola devam ediyorum.. 

* haftada bi kere kendime randevu veriyorum. yeri, günü ve saati telefonuma not ediyorum. eğer o zaman dilimi için dışardan bi teklif gelirse "üzgünüm kendime sözüm var" diyorum. yıllar geçti, ve inanır mısınız hala şaka zannedenler var :)

* kendime küsünce ilk adımı mutlaka karşı taraftan bekliyorum. bekliyorum, bekliyorum.. sonra bi kahve yapıp kendime gülüyorum. geçiyor..

* 5 yıl oldu sanırım televizyon izlemeyeli. dexter final yaptığından beri de hiçbir dizi sarmadı. ara sıra internetten açıp bişeler izlesem de bu konularda "dünyadan bihaber" olduğumu söyleyebilirim. reklam bilmem, dinlediğim şarkıları söyleyenler neye benzer pek haberim olmaz, kanallarda neler döner durur ruhum duymaz. o yüzden bana TV'den referans verilmez. boş bakışlarıma meraklı değilseniz tabii..

* bi de herkesin "esmiyor" diye dert yandığı yaz gecelerinde -sanırım- istanbul'da yorganla uyuyan tek canlıyım. bunu ortamlarda pek paylaşmıyorum, durduk yere kıskanıp daha da sıcaklamasınlar şimdi :)

----

"ayy 11 oldu!" dedim ve durdum. ama o durmadı. "bir film olsan hangisi olurdun?" diye sordu. hiç düşünmeden "what dreams may come" dedim. sevdiğim birçok film var ama bu filmin yeri başka.. evrenin tüm sırlarını içine almış gibi. açıklaması zor ama çok "ben" gibi, bilmem anlatabildim mi :)











4 yorum:

  1. Iyimser olmak en güzel bişey :) Bu dünyada yapılacak en mantıklı davranış bence. Ben Ankara da yorganla yatıyorum ama Istanbul da yatamazdim. Yatabilirmiydim ki bilemedim Antalyada battaniye ile yatmisligim vardır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahaha battaniye yorgan deyince akan sular durur.. sshhh aramızda ;)

      Sil
  2. yorgan mı ne diyon sen yaaa ben 3 aydır donla oturuyom evde yaaa :) last shadow puppeeets :) the baeatles gibi yaaa :) iyimser olmak bu dünyada en iyi şey :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok soğuk bi tipim ya ondan yorgan şart :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...