13 Temmuz 2015 Pazartesi

Saint Pierre



Pazar sabahı çıplak ayaklarımla çimlere basmış, kahvemin köpüklerini sayarken Da Vinci'nin türkçeye tam olarak çevrilmesi mümkün olamayan "simplicity is the ultimate sophistication" sözü geldi. Biz kısacası basitlik çok aşırı ama çok çok aşırı derecede iyidir diyelim.

Bir gün önce yapılacaklar listeme "sakin ol, sabırlı ol, basit ol" yazdığımı hatırladım. Köpükleri saymayı bıraktım. Çimler üzerinde bir pazar konseptli planımı iptal ettim. Ve kendimi Saint Pierre kilisesinin önünde buldum.

Aynı anda hem ilk defa gelmiş; hem de sanki yüzyıllar önce Barnabas'la avlusunda muhabbet etmişliğim varmış gibi hissettim.. Okuduğun ve kesinliğinden belki hiçbir zaman emin olamayacağın hikayelerin geçtiği yerler birden tüm şüpheleri ortadan kaldırıveriyor. Taşlar ruhların buluştuğu geçit oluyor sanki..Tüm bunları düşünürken kutsal sayılan sudan bir damla düştü alnımın ortasına.. 

İnançlarını sürdürebilmek uğruna gizli toplantılar için kayalara oyulmuş bir mağara.. Küçük, basit..Sana neden orada olduğunu unutturmayacak kadar sade..

Özetle, teşekkürler Petrus ve diğer dostlar ;)












7 yorum:

  1. Orası ne güzel öyle! Resmen yatıya kalmak istedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. tam olarak öyle bi yer, bi gün yolun düşer umarım :)

      Sil
  2. çok güzel yerler canım bende görünce hayran olmuştum:) gezince insanın ruhu genişliyor bol gezmeler ! bende bloğuma beklerim cnm sevgiler !!

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...