7 Ocak 2011 Cuma

EGO (Osho)


*Ego toplumun yaratmış olduğu ve senin bu sayede oyuncakla oynamaya devam edebildiğin ve asla gerçek şeyi sormadığın bir kandırmacadır.

*Ne zaman toplum tarafından bir şey olduğun söylenirse ondan kurtul. Kesinlikle sen o değilsin.Çünkü senin dışında hiç kimse senin kim olduğunu bilemez.

*Birisi senden daha güzeldir; bu incitir, birisi senden daha bilgilidir; bu incitir..Seni incitecek milyonlarca şey vardır. Ama sen incitenin bu şeyler olmadığını bilmiyorsun. Onlar seni egon yüzünden incitiyor.

*Egonun içinde olmamak Tanrı'nın içinde olmaktır.

*Sen gelişeceksin. Sen çiçek açacaksın ve senin güllerin olabilir. Başka birisi de gelişir ve onun papatyaları olacaktır. Senin güllerin olduğu için daha üstün değilsin; onun da papatyaları olduğu için daha aşağılık değil. Her ikiniz de çiçek açtınız; önemli olan budur.

*''İdeal'' senin olman gereken şey olmadığın demektir. Bu, gerginlik, kaygı, keder yaratır. Bu, seni böler; şizofren yapar. Ve ideal gelecektedir. Sen ise buradasın. Tüm idealleri bırak ve şimdi burada yaşa!

*Mükemmeliği dert etme. Mükemmellik sözcüğünü bütünsellik ile değiştir. Bütün ol; mükemmel olmayı unut. Her ne yaparsan yap tam olarak yap. Mesela öfkeliyken bütünüyle öfkeli ol -halbuki mükemmeliyetçi ''bu iyi değil öfkelenme, mükemmel insan öfkelenmez'' der- Ne zaman öfke ifade edilirse ondan özgürleşirsin. Ve öfkeden sonra yeniden şefkat hissedebilirsin. Aksi takdirde bastırmış olursun ve öfke içinde gitgide büyür.

*Resmin ünlü olup olmaması, senin Picasso olup olmaman önemli değildir. Esas mesele Picasso'nun bile kıskanacağı şekilde resim yapman, tamamen resim yapmanın içinde kaybolmandır. Gerçek mutluluk budur. Bunlar meditasyon anlarıdır, ilahi anlardır.

*Ben başarının karşısında değilim; başarısız ol demiyorum. Demek istediğim şey başarı ile motive edilmemendir. Aksi takdirde resim yapmayı ıskalayacaksın, şiiri ıskalayacaksın. Tam şu an söylemekte olduğun şarkıyı ıskalayacaksın ve başarı geldiğinde ellerin boş kalacak çünkü hiç kimse başarıyla tatmin olamaz.

*Herkes aşağılık duygusu hissederek acı çekiyor. Hiç kimse aşağılık değildir ve hiç kimse üstün değildir; çünkü her birey eşsizdir ve hiçbir kıyaslama mümkün değildir. Sen sensin ve sadece sensin. Ve sen başka kimse olamazsın; buna gerek de yok.

*Eğer özel olduğunu düşünüyorsan kendin için mutsuzluk yaratman kaçınılmazdır. Başkalarından daha yüksekte, daha bilge olduğunu düşünüyorsan güçlü bir egon olacaktır. Ve ego zehirdir, saf zehir.

*Hiç kimse özel değildir ya da herkes özeldir. Hiç kimse sıradan değildir ya da herkes sıradandır. Kendin için ne düşünüyorsan lütfen başka herkes için de aynı şeyi düşün ve sorun çözülecektir.

*Ego kendin için bir şekilde ve başkaları için farklı bir şekilde düşünmeyle yaratılan bir yanılsamadır. Çifte standarttır. Eğer çifte standardı bırakabilirsen ego kendiliğinden ölür.

*Ego bırakılamaz. O tıpkı karanlık gibidir: Karanlıktan vazgeçemezsin, sadece içeriye ışık getirebilirsin. Işık olduğu an karanlık yok olur. Sadece içine gir, egoyu ara ve onu bulamayacaksın. Onun yerine kendi ışıltılı doğanı bulursun.

*Çocuğun ölüp ergene dönüşmesi, ergenin ölüp genç olması, sonra genç adamın ölüp orta yaşlı hale gelmesi ve bu şekilde sürüp gitmesi fikri yanlıştır. Çocuk asla ölmez; hiçbir şey asla ölmez. Çocuk her zaman ordadır, ergenlik tarafından, gençlik tarafından, orta yaş ve sonra yaşlılık tarafından sarmalanmıştır. Sen tıpki bir soğan gibi katman katmansın ve soğanı soyarsan içerde daha taze katmanlar bulacaksın. Daha derine in ve daha taze katmanlar bulacaksın..İşte o zaman masum çocuğu bulacaksın ve masum çocukla temas kurmak iyileştiricidir.

*Egosuzluk tevazu değildir; egosuzluk alçakgönüllülük değildir. Pek çok alçakgönüllü insan bulabilrsin fakat tevazularının altında ince bir ego işlemektedir.

*Ego ve onun oyunları: Evlilik, para, iktidar onun oyunudur. Toplum şu ana kadar oyunlar oynar halde kalmıştır; bu durum dünyanın her tarafında sürekli devam eden bir olimpiyattır. Herkes yukarıya doğru mücadele ediyor ve diğer herkes onu bacaklarından aşağı çekiyor çünkü Everest'in zirvesinde hepinizin duracağı kadar yer yok.

*Seçebilirsin: Ya hayal kırıklığı, acı, mutsuzluk; o zaman egoya tutunmaya onu beslemeye devam et.Ya da huzur, sukunet, mutluluk..Fakat o zaman da masumiyetini yeniden kazanmak zorundasın.

*Egonu bir kenara fırlat. Tüm egoyu paramparça et. Egoyu yok ederek kendi özünü keşfedeceksin. Ve bu keşif mümkün olan en muhteşem keşiftir çünkü o mutlak saadete doğru, sonsuz hayata doğru bütünüyle yeni ve kutsal bir yolculuktur.

*Ego bir buzdağıdır; onu erit. Onu derin sevginin içinde erit. Böylelikle kaybolsun ve sen okyanusun parçası haline gel.

*Ne zaman bir korku görürsen onun üzerine git ve her zaman egonun basitçe kaybolacağı ana doğru gelişiyor, genişliyor, yöneliyorsundur. Çünkü onun tüm işlevi korku vasıtasıyladır.Ve egonun yokluğu aydınlanmadır; o artı bir şey değildir. Aydınlanma sana eklenen pozitif bir şey değildir; aydınlanma bütünüyle bir olan sensindir.

*İnsanlar pek çok şekilde kaçınırlar. Birisi alkolik olur, birisi LSD alır, birisi esrar içer. Ve bu kadar cesur olmayan insanlar da vardır; onlar hasta olacaktır. Onlar kanser gibi hastalıklara yakalanacaktır. Böylelikle dünyaya ''Ne yapabilirim? Kanserim. Gerçeklerle yüzleşemezsem bu benim sorumluluğum değildir..Şimdi ben kanserim.'' derler. Bunlar, insanların egolarını koruma yollarıdır. Egodan vazgeçmektense insanlar onu korumaya devam eder.

*Eğer kanserine çok derin bir yatırımın varsa, eğer onun orada olmasını seni koruduğu için istiyorsan, hastalığın yüzünden iş hayatında mücadele edemeyeceğini, rekabet edemeyeceğini, bunun hastalığın yüzünden olduğu hissini sana veriyorsa; ve eğer bu durum seni tatmin ediyorsa hiç kimse seni iyileştiremez çünkü sen onu yaratıp durmaya devam edeceksin.

*Herkes bunu bilir: Öğrenciler sınav yaklaştıkça hasta hissetmeye başlarlar. Ve sınav geçtikten sonra yeniden iyileşirler. Bu bir hiledir, Stratejidir. ''Ne yapabilirim? Hastaydım, sınavı geçemedim; yoksa altın madalya benimdi.'' diyebilirler. Ve senin hastalığın, alkolikliğin, bağımlılığın bir stratejiyse..onu iyileştirmenin bir yolu yoktur; çünkü sen onun orada olmasını istiyorsun.

*Sorunlar vardır. Sorunlar tüm çevrendedir.Ama sen asla sorun değilsindir.Sen onların ötesine geçebilirsin; sen onlara bir gözlemcinin tepeden aşağı vadiye bakması gibi bakabilirsin. Tanık olan öz, sorunu çözebilir. Sen sorunun içine dahil olmadığında kenarda durabilir ve ona bakabilirsin. Bu tanıklıkla gelen netlik sana ipucu verir, saklı olan anahtarı verir. Senin çözümlere ihtiyacın yok; senin netliğe ihtiyacın var.

*Bir şeyi hatırla: eğer bir sorun sana ait değilse her zaman çözmek için iyi tavsiyelerde bulunabilirsin. Eğer sorun bir başkasına aitse sen her zaman bilgesindir. Ama sorun sana aitse ne yapacağını bilemezsin. Neden?..Çünkü sen soruna dahil olmuşsundur. O başka birinin sorunuyken, ona bütünüyle bakabildiğin bir mesafeye sahiptin. Ama kendi başına gelince mesafeyi kaybettin.

*Meditasyon sana mesafe yaratır ve perspektif sağlar. Sen sorunun ötesine geçersin. Bilincin düzeyi değişir.

*Sorunlar sonsuzdur..İnsanın kendisi ile uğraş, sorunları unut gitsin. Varlığın kendisi ile uğraş, onun gelişmesine yardımcı ol.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...